bir zamanlar samatyada

Bu kadar soğuk bir binada oturabilmeme hayret ediyorlar. Yüzüme bir şey söyleyen yok, hareketlerinden anlıyorum. Bayram sabahları pencerede beklerken -birilerini beklerken değil, pencerede oturur dururum ben- cicili bicili elbiseleri ile görünürler; bir yüzleri vardır ki fena, aman ayakkabımız kirlenmesin, paçamıza bir şey sıçramasın; arabalarının da canı yanıyordur bu sokakta, bozuk sokakların bozuk yollarında. Sırıtıyorlar, eğreti[…]