bir zamanlar samatyada

Bu kadar soğuk bir binada oturabilmeme hayret ediyorlar. Yüzüme bir şey söyleyen yok, hareketlerinden anlıyorum. Bayram sabahları pencerede beklerken -birilerini beklerken değil, pencerede oturur dururum ben- cicili bicili elbiseleri ile görünürler; bir yüzleri vardır ki fena, aman ayakkabımız kirlenmesin, paçamıza bir şey sıçramasın; arabalarının da canı yanıyordur bu sokakta, bozuk sokakların bozuk yollarında. Sırıtıyorlar, eğreti[…]

rüyalarımın gül kokusu

Sabah erkenden çaldı kapımı, bundan hoşlanmadığımı ona belli etmedim. Güne erken başlayan insanlardanmışım gibi hareket etmeye çalıştım, sürekli gülümsedim ve anlattığı her şeyi not ettim. İyi bir iş yaptığı zaman insanın kendi kendine duyduğu hayranlığı okudum gözlerinden. Bu sefer iyi bir iş denen şeyin benimle yapılmış olması nedeniyle ben de ziyadesiyle mutlu oldum. Ama bunu[…]

KAÇACAK YER YOK

Güzel sözler söyleniyordu televizyon dizilerinde. Her yerde kahramanlar ve kahramanların kahramanlıkları vardı. Eskisi gibi değildi hiç bir şey. Zengindiler artık ve çok güçlüydüler. Güzel arabaları ve güzel kadınları vardı. Güzel işlerinde çalışıyordular. Çirkin şeyler bile bir güzellik adına hareket ediyor, bir güzelliğe işliyordu. Yine de zor yanları yok değildi. Entrikalar, pusular ve komplo… ama can[…]